TRABZON'UN TÜRKİYE EKONOMİSİNDEKİ YERİ
Sanayi Sektörü :
Trabzon İlinin arazi yapısı büyük ölçekli sanayi tesislerinin kurulması için elverişli değildir. Ancak küçük ve orta ölçekli sanayi tesislerinin sayısı olması gerekenden daha azdır.
Trabzon'daki sanayileşme hareketi, Türkiye genelindeki sanayileşme hareketinin oldukça gerisinde kalmıştır. Trabzon'da gerçekleştirilen sınai üretimin, Türkiye genelindeki sınai üretim içerisindeki nispi önemi gerekli atılımı gerçekleştirememiştir. Trabzon'da gerçekleştirilen sınai üretimin , Trabzon'daki toplam üretim içindeki payı 1997 sabit fiyatlarıyla % 13.8 dir.
Trabzon'da sanayi sektörünün istihdama katkısı diğer sektörleren nazaran oldukça düşüktür. Bu sektörde çalışanların sayısı 15.000 kişi ciavrındadır.
Trabzon sanayisin gelişememesinde ilin coğrafi yapısının etkin rol oynamasının yanında, devlet yatırımlarından yeterli payı alamaması da önemli rol oynamıştır. Sanayileşmede en önemli rol oynayan Organize Sanayi Bölgelerinin Türkiye genelinde ilk kurulması gereken illerden biri Trabzon iken, Trabzon Organize Sanayi Bölgesinin kuruluşu yakın tarihimize dayanmaktadır. Trabzon'da en dar araziye sahip illerden biri Trabzon olmasına rağmen, nüfus yoğunluğunun oldukça yüksektir. Arazinin dar ve engebeli oluşu, kurulacak olan sınai tesislerin çevreye uyumlu olmasını zorunlu kılmaktadır.
Kamu yatırımlarının yoğunlukta olduğu dönemlerde, Trabzon ili bu yatırımlardan gerekli payı alamamıştır. İlimizde kamuya ait en önemli sınai tesis 1997 yılında özelleştirilen Çimento Fabrikasıdır.
İlimizde madencilikte yeterli gelişmeyi sağlayamamış, çeşitli maden rezervleri bulunmasına rağmen cevher üretiminde yeterli bir gelişme sağlanamamıştır.
Tarım Sektörü :
1997 nüfus sayımına 858.685 olan il nüfusun yaklaşık 500 bin kişilik bölümü tarımla uğraşmaktadır. Ancak Trabzon'daki tarımsal potansiyel bu oranı karşılamaktan uzaktır.
4.685 km2 yüzölçümüne sahip Trabzon topraklarının % 23 lük kısmı tarıma elverişlidir. Arazinin geriye kalan % 39 luk kısmı orman ve fundalık, % 24'ü çayır ve mera, % 14'lük kısmı tarım dışı arazidir. Traktör ve benzeri araçların tarımsal faaliyetlerde kullanılması pek mümkün değildir. Bu nedenle tarımda emeğe dayalı yoğun bir üretim söz konusudur. Optimal ölçeklere sahip tarım işletmeleri yok denecek kadar azdır. Fındık, çay, tütün ve su ürünlerinin dışında tarımsal üretim dahili ihtiyaçlar için yapılmaktadır. Yani Trabzon� da tarım kesiminde bir bakıma kapalı ev ekonomisi şartları geçerlidir.
Trabzon'da tarımsal ürün olarak akla ilk gelen fındıktır. Normal ürün döneminde gerçekleştirilen yıllık üretim miktarı 55 bin tondur. Bu miktar Türkiye fındık üretiminin % 10'nunu teşkil etmektedir. İkinci önemli tarımsal ürün olan çay ilimizin Araklı, Sürmene ve Of ilçelerinde üretilmektedir. Bu yörelerde üretilen yıllık ortalama yaş çay miktarı 150 bin ton kadardır. Bu miktar Türkiye çay üretiminin % 20 sini teşkil etmektedir. Trabzon Merkez ilçe sınırları ile Akçaabat ilçesinin sahile yakın bazı köylerinde tütün üretimi yapılmaktadır. Ancak tütüne olan talebin giderek azalması ve üretimindeki güçlükler nedeniyle bu ürün üretimi her yıl gerileyen bir seyir izlemektedir.
İç kesimlerde ve yüksek kesimlerde yaşayan halkın geçim kaynağı ise hayvancılıktır. Ancak hayvan sayısı ve hayvancılıkta geçmiş yıllara nazaran bir gerileme söz konusudur.
Trabzon için çok önemli geçim kaynaklarından biride balıkçılıktır. Ancak yanlış avcılık ve diğer etkenler balık üretiminde yıllar itibariyle bir düşüşe neden olmuştur. Trabzon'da halen 500'e yakın tekne sahibi balıkçılıkla iştigal etmektedir.
Hizmetler Sektörü :
Hizmetler sektöründe gerçekleştirilen üretim Trabzon'da gerçekleştirilen toplam üretimin % 58,6'lık kısmını oluşturmaktadır. Hizmetler sektörü ticaretin içinde önemli bir yer teşkil etmektedir. Trabzon'da yaşayan halkın satın alma gücü düşük olmakla beraber, ticaret hayatının canlı olduğunu söylemek mümkündür.
Sektörlerin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla bakımından 10 yıllık peryotlar halinde Trabzon ve Türkiye ortalaması bakımından gelişimi aşagıdaki tabloda gösterilmektedir.
Trabzon'u Tarım, Sanayi ve Hizmetler sektörü bakımından ele aldığımızda Hizmetler sektöründe Türkiye ile paralellik gösterdiği, bunun dışında özellikle Sanayide Türkiye ortalamasının çok altında kaldığı görülmektedir. Tarım sektöründe ise Türkiye ortalamasının üstünde bir yapı göstermektedir.
TRABZON EKONOMİSİNİN GELİŞİMİ VE TTSO'NUN ROLÜ
Trabzon, tarihi boyunca bölgenin önemli bir ticaret merkezi olmuş ve bu özelliğini yüzyıllar boyunca sürdürmüştür. Trabzon'un önemli bir limana sahip olması , tarihsel birikimi ve bunlara bağlı olarak gelişen kara ticaret yollarının düğüm noktasında yer alması, şehrin fonksiyonel gelişiminde son derece önemli rol oynamıştır. Günümüzde yeni ve alternatif ulaşım güzergahlarının oluşması ve bazı siyasi gelişmeler, bölge içinde Trabzon'da birleşen ticari ulaşım şebekesinin eski gücünü kaybetmesine yol açmıştır. 70'li yıllarda İran dış ticaretinin yapıldığı bir transit merkez olmanın verdiği avantajlardan yararlanan ilimizde, son 15 yıldır düşüş gösteren İran nakliyatı artık ciddi bir iş hacmi olmaktan çıkmıştır. 1988'de Sarp Sınır Kapısı'nın açılmasının ardından başlayan yeni süreçte Trabzon stratejik konumuyla yepyeni ekonomik ve ticari olanaklarla karşı karşıya kalmıştır. Yıllarca ekonomik gerileme yaşayan, bavul turizmi, kıyı ve sınır ticareti gibi kavramlarla tanışan bölge insanı için bu gelişme çok şey ifade ediyordu. Ama tüm avantajlarına rağmen, gerek alt yapıdaki eksikliklerden gerekse yeterli teşvik sistemlerinin olmamasından kaynaklanan sorunlar zaman içersinde kendini gösterdi. 1998 yılının sonlarında ortaya çıkan Rusya Krizi'de başta BDT ülkeleriyle iş yapan Trabzonlu işadamları olmak üzere tüm bölge insanını olumsuz etkiledi.
Gerek uluslararası yeni oluşumlara hazırlıksız yakalanma, gerekse bu uluslararası gereksinmelere uygun bir alt yapının bulunmaması Rusya ile olan ticaretimizi en alt düzeye düşürmüştür. Elbette bazı şeylerin yerine oturması hem hükümetler düzeyindeki girişimlere bağlı, hem de kriz şartlarının sona ermesi gerekiyor. Her şeyden önce Rusya ile daha özel bir işbirliği çabası içinde olmak gerekiyor. Turizmde yaşanan büyük düşüş, bavul ticaretinin artık neredeyse ortadan kalkması karşılıklı ticaretin gelişmesini önledi.
Trabzon, kültürel ve sosyal yönden gelişmiş olmasına rağmen, arzulanan ekonomik gelişmeyi sağlayamamıştır. İlin ekonomisi halen tarıma ve üniversiteye dayanmaktadır. Trabzon'un tarımsal üretimi içersinde gelir getirici nitelikte ki ürünler çay ve fındıktan ibarettir. Bölge doğa koşullarının bu ürünler dışında alternatif tarımsal ürünlerin üretimine imkan vermemesinden dolayı bu iki ürün orta vadede ilimiz insanının gelir kaynağı olmaya devam edecektir. Bu nedenle çay ve fındık için uzun vadeli politikaların oluşturulması, hem il hem de bölge ekonomisinin geleceği açısından son derece önemlidir.
Trabzon, ağır sanayi yatırımları açısından uygun bir mekan durumunda değildir. İlimizde büyük ölçekli üretim tesisi yok denecek kadar azdır. Bir üretim merkezi olmaktan çok tüketim merkezi olma durumundadır. Özellikle BDT ülkelerine ihraç edilen temel gıda maddelerinin bir çoğu ile dayanıklı sanayi mamullerinin hemen hepsi diğer üretim merkezlerinden temin edilmektedir. Elde edilen gelir diğer merkezlere kaymakta, Trabzon'a sadece aracı karı kalmaktadır. Bu malların ilde üretilmesi, gelirin tamamının burada kalması demektir. Özel sektörün bu yatırımları gerçekleştirmesi için uygun koşulları hazırlamak gerekir.
Trabzon turizm açısından da önemli bir potansiyele sahiptir. Doğal güzelliklerin sergilendiği ve son yıllarda önemi artan Yayla Turizmi'nin geliştirilmesi için bir çok tesisi faaliyete geçirilmiştir. 2000'li yıllar, iyi bir tanıtım organizasyonu ile ilimiz için daha önce gerçekleştiremediğimiz turizm atılımın fırsatlarını sunacaktır.
Bölgemizde uluslararası nakliyatın artması için gerekli olan ulaşım ağları yetersizdir. Ticaretin can damarı ulaşımdır. Öncelikle Trabzon'u GAP Bölgesi ile Kafkasya ve Orta Asya'ya bağlayacak demiryolu ve karayolu projeleri hayata geçirilmelidir. Trabzon-BDT-GAP ve Ortadoğu bölgelerinin ekonomik olarak birbirlerine entegre olmalarını sağlayacak bu projeler en kısa zamanda, bu ülkeler arasında artan ekonomik faaliyet hacmine paralel olarak devreye alınmalıdır. Demiryolu ulaşımı maliyet açısından da tasarruf sağlayacaktır.
Maalesef Trabzon, devlet teşviklerinden ve kamu harcamalarından en az yararlanan illerden biri durumundadır. Devletten olan beklentiler bugüne kadar yeterince karşılanamamıştır. BDT ülkeleri ile iş yapan diğer girişimcilerle rekabet edebilmek için, devletin çeşitli teşvik araçlarını bölge girişimcilerine sunması gerekmektedir. Özellikle ihracat geri ödemlerinde çıkan sorunlara en kısa zamanda çözüm bulunmalıdır. Trabzonlu işadamlarının en büyük eksikliklerinden biri girişimci ruhlarını birleştirmekten kaçınmalarıdır. İlde kullanılan küçük sermayenin, büyük sermayelere dönüştürülerek piyasadaki güçlü yerli ve yabancı firmalarla rekabet olanağı sağlanmalıdır. Trabzonlu işadamları örgütlenmeli, örgütler proje üretmeli, üretilen projelerin arkasında sağlam durulmalıdır. Bu örgütlenmelerin gerçekleşmesi içinde en büyük görev sivil toplum örgütlerine düşmektedir. Biz Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası, Trabzonlu işadamları ve sanayicilerin en büyük temsilcisi olarak bu tür faaliyetlerin her zaman içinde olduk, destekledik ve destekleyicisi olmaya devam edeceğiz.
İlimizde coğrafi yapı ve altyapı yetersizliği büyük sanayi kurulması şansını tanımıyor ama küçük ve orta ölçekli sanayi için çok şey yapılabilir. Deprem için tehlike arz etmeyen özelliği ve Körfez depreminden sonra yaşanan tersine göçün itici gücüyle, bölgemiz sanayinin yeni adresi olabilir. Trabzon'da mevcut olan Arsin Organize Sanayi Bölgesi artık yetersiz kalmakta ve yeni organize sanayi bölgelerine ihtiyaç duyulmaktadır. Projeleri hazırlanan organize sanayi bölgeleri hızla bitirilerek, hedef pazarlara yönelik kaliteli mamul üretimi gerçekleştirilmelidir.
Komşumuz ve ticari bağlantımız olan ülkelerde ve ilimizde, kalıcı ortak yatırımlar yapmak için yeni fırsatlar oluşturmalıyız. Bölge için önemli olan kıyı ticaretinin yeniden canlanmasını sağlayacak gerekli önlemler alınmalıdır. Uzun süredir gündemde olan Ticaret Merkezinin kurulması Trabzon'un çehresini değiştirecektir. Bu proje gerçekleştiğinde Trabzon BDT ülkeleri ve Ortadoğu ülkeleri için önemli bir alışveriş merkezine dönüşecektir.
Bölge ve ilde önemli bir potansiyel oluşturan sanayi ve turizm faaliyetlerinin geliştirilmesi ve bu alanları tanıtıcı fuarlar düzenlenmesi gerekmektedir. Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası fuarlar konusunda bir komisyon oluşturarak bu konuda ciddi çalışmalar başlatmıştır.
Odamız Trabzon ekonomisinin sesi olarak tüm bu sorunların giderilmesinde çözümler üreten çalışma yapısını bozmadan çalışmalarını sürdürecektir. Trabzon'un sahip olduğu girişimci ruhu, uluslararası platformlara taşıyarak hak ettiği konuma gelmesinde en büyük rolü oynayacaktır.
1999'un son aylarında yaşanan ekonomik gelişmeler ve Helsinki Zirvesi'nden AB'nin Türkiye lehinde çıkan olumlu kararı ile ülkemiz ve Trabzon yeni olanakların kapısını araladı. Bu yeni gelişmelerle, bugüne değin yüzünü Kuzey ve Doğu�ya çeviren Trabzon artık bir dünya kenti olma yolunda da adımlar atabilecektir. Avrupa Birliği ülkelerinin Orta Asya ve Ortadoğu'ya açılan kapısı konumunu üstlenecek ilimiz, dünyanın önde gelen ticari merkezlerinden biri olmayı hedefliyor. Bu zorlu hedefte başarı için önce genlerindeki ticari zekaya, sonrada S.S.C.B.nin yıkılması ile oluşan dev Rusya, Baltık ve Orta Asya pazarına olan yakınlığına güveniyor.
Doğu Avrupa, Orta Asya ve Ortadoğu üçgeninin odak noktasında ve geçiş yolları üzerinde bulunan Trabzon, stratejik konumunun verdiği misyonunu değerlendirebilirse ülke ekonomisi içindede önemli roller üstlenebilecektir. Avrupa Birliğine üyeliğin eşiğindeki Türkiye'de ve yeni uluslar arası oluşumlarda ilimizin önemi yadsınamaz bir gerçek olacaktır.
Umutlarla yol almak mümkün değildir. Somut adımlarla yol almak ülkemizi ve bölgemizi yepyeni ufuklara taşıyacaktır. 2000'li yılların başında, İpekyolu'nun tarihsel işlevini canlandırmak gelecek güzel günlerin bir müjdesi olacaktır.
İlimizde uluslararası fuarların düzenlenebileceği Dünya Ticaret Merkezini kurmak, BDT ülkeleri ile sürekli ticari arttırmak, İran'la olan ticari münasebetleri geliştirmek de yeni bin yılın başlangıcında hedeflerimiz arasında.
Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası, bu güne değin Trabzon'un çıkarlarının söz konusu olduğu her türlü oluşumda yerini almıştır, bundan sonrada almaya devam edecektir. "Birlikten güç doğar" sözünden yola çıkarak, diğer sivil toplum örgütleri ile ortak hareket etme düşüncesi içindeyiz. Bu düşüncemiz yıllarca bir araya gelip güç birliği oluşturamayan Trabzon için iyi bir örnek teşkil edecektir.
Odamız 21. Yüzyıla yakışır çağdaş binası, dinamik kadrosu ve teknik donanımı ile 2000'li yılları karşıladı. Üyelerimize en iyi hizmeti sunmanın yanı sıra tüm Trabzonlularla bütünleşmek arzusundayız.
İlimizi, işsizlik seviyesinin minimumlara indiği, GSYİH daki payının gelişmiş bölgeler seviyesine ulaştığı, imarı, maddi ve manevi değerleri ile örnek şehir seviyesine getirme hedefindeyiz.
Türkiye'nin Avrasya'daki olanaklardan yararlanabilmesi, uluslararası ticaret yolları üzerinde etkili olabilmesi ancak ve ancak Doğu Karadeniz Bölgesinin yeniden yapılandırılmasına bağlıdır. Bu konuda çok sayıda proje üzerinde çalışıyoruz. Ancak bunları yaşama geçirmek için merkezi hükümetin ilgisine, iş adamlarımızın dikkatine, güçlerimizi birleştirmeye, sürekli olarak dünya ve çevremizle iletişimimizi arttırmaya, bilgi ve teknolojiyi yoğun olarak kullanmaya ihtiyacımız var.
|